|
Sanat çalışmalarını incelediğimizde, geçmişten günümüze cam yüzeyine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Boyama, asit indirme, yapıştırma, kumlama v.b. son zamanlarda da makine kullanılarak çeşitli süslemeler yapılmaktadır. Oyma işçiliği (ahşap, mermer, taş v.b.) sert maddelerde, dövme işçiliği (bakır, altın, gümüş v.b.) yumuşak maddelerde yapılmaktadır.
Geçmişi çok eskilere giden dövme sanatı, günümüzde az da olsa bazı sanatçı arkadaşlar tarafından yapılmaktadır. 1997 yılında aile yakınımız Hasan ERGÜN (oğlum Barış’ın kayınbiraderi) yüzüklere, kolyelere dövme yapıyordu. Bir gün iş yerimize ziyarete gelmişti. Şaka yollu kendisine “ Hasan dövme işine devam mı? ” diye sordum. “ Evet ” dedi. Yumuşak ürünleri işlemek kolayda bir de ayna üzerinde denesek nasıl olur diye takılmıştım. Bir ayna parçası bulup, üzerine vuruş denemeleri yaptık. Fakat kullandığımız metal ayna yüzeyinde sağlıklı çalışmadı. Ayna yüzeyinde çabuk aşınmayan bir metal bulmamız gerekliydi. Çelik çeşitlerini denedik olmadı. Diğer denemeler sonucu elmas türünün bir çeşidi işimize yaradı. Arkadaşım Hasan ERGÜN, oğullarım Barış, Yaşam ve ben birer elmas uç + çekiç + ayna (cam) temin ederek çalışmaya başladık. Herkes boş kaldıkça yapmak istediği temaları (çiçek, yazı, motif v.b.) işledi. Hepimiz bu işin acemisiydik. Bir öğreticisi, örneği yoktu. Herkes çalışmalarında fark ettiği zorlukları, kuralları birbirine öğretiyordu. Aynaları kırmadan, vuruşlarda hata yapmadan çalışılması gerektiğini, bu el becerisini kazanana kadar aradan uzun süre geçmişti.
Zamanla bu sanat bende hobiye dönüştü. Bir şeyler yapmadan duramıyordum. Birçok yakınıma yazı, çiçek, resim işledim fakat resimler çok zorlayıcı geliyordu, birebir aynısını yapmanın zorlukları vardı.
|